TAHLİYE İSTEMLİ KİRA ALACAĞI TAKİBİ KESİNLEŞMİŞ İSE TAHLİYE DAVASINDA YETKİSİZLİK İLERİ SÜRÜLEMEZ.

T.C.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2015/2301

KARAR NO:2015/3050

KARAR TARİHİ.26/03/2015

 

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

 

Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.

 

Mahkemece, kiralananın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

 

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 116. maddesinde ilk itirazların neler olduğu, aynı kanunun 19. maddesinde ilk itirazların ne zaman ileri sürülmesi gerektiği ve ileri sürülmemenin hukuki sonuçları açıkça gösterilmiştir.

Kesin olmayan yetki itirazı da ilk itirazlar arasında sayılmıştır.

Kamu düzenine ilişkin olan kesin yetki 6100 sayılı yasanın 12. maddesinde; “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.” biçiminde düzenlenmiştir.

 

Somut olay, taraflar arasında düzenlenen, karşılıklı şahsi borç ilişkisi doğuran ve ancak taraflar arasında ileri sürülebilen kira sözleşmesine ilişkin olup gayrımenkulün aynına ilişkin değildir. Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan tahliye istemli kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine karşı yapılmış bir yetki itirazı da bulunmadığından HMK 19/4 maddesi uyarınca icra takibinin başlatıldığı yer İcra Hukuk Mahkemesinin yetkisi kesinleşmiş olup davanın Alanya İcra Hukuk Mahkemesinde açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ayrıca aynı kanunun 12. maddesi göz önünde tutulduğunda ihtilafın gayrimenkulun aynına ilişkin olmaması nedeniyle de yetki hususu re’sen nazara alınamaz.

 

Mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde re’sen yapılan incelemeyle yetki yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulması gerekir.

 

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi yazı ve açıklamalar bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle haksız rekabet yaratıldığı şeklinde algılanmamalı ve yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve müvekkillerin sitede yayında olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından hukuk büromuz her hangi bir sorumluluk kabul etmez. Sitede yayınlanan yazı ve makalelerden kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.